Hesabınız yok mu?
kağan işçen
19 May 2012

Ortasında

çam ağacının şefkati
saçların gibi
uğurlu bir yanı olmalı
bu serinliğin
aramızdaki insanca tadı
yalnızca
ikimizin yaşayabilmesi gibi
sancılı bu kekrelikte...


birbirimizi severken
eskimeyelim istiyorum hiç
yollara bir yorumum yok
gün ortası yorgunuyum
anılarımız ölü doğarken geceye
geçeceğimiz karanlıkta
bütün sinemaları kapanacak
çocukluğumuzun
biz kalacağız ortasında
bir tek biricik bir özlemin...

sokaklara yürekten bağlı
gözlerimin soluksuz son çığlığı
çocuklar rahat bırakmasın istiyorum
uykusuzluklarımı
ve bir de ev altı bakkallarından alınmış
acı zeytinle ekmeğin tadıyla
yaşanacak hasret azgını sabahların pusu
birbirimizi severken
susmayalım istiyorum hiç
göç haberleri dinenedek
tek göz odalarda...

acemi yazlarda küllendi ömür
simli gülüşler kayboldu duygularda
boş vakitlere kalmadı hiçbir gökkuşağı
ihtiyar yarenliklerde
bir ikindi rüzgarı gibi
sevginin haricinde ömrümüz
ve en çok tenimde kaynayan tuzun
buruk tadında birbirine çok yakın
birbirinin aynası
yalnızlıklarımız
birbirimizi severken
korkmayalım istiyorum hiç
bir tek biz kalsak da ortasında
bütün adsız yoculukların...

 


 



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
femreozturk
19 May 2012

Mutsuzluk Üzerine Denemeler -1-

 

Günahı mutluluk olarak görüyoruz! Sırf bizim mutsuzluğumuzdan kaynaklansa da bu durum; mutluluk için her seferinde günahı seçiyoruz. Büyük bir panik, karmaşa içerisinde mutsuzluğun lanetli olduğunu düşünüp, günahlar işleyerek mutluluğa koşmaya çalışıyoruz.

Düşünün; mutsuzluk olmasaydı dünyada... Günahlar elbet olacaktı; çünkü dünyanın kendisi bile günah! Fakat eğer mutsuzluk olmasaydı; mutluluk bu kadar değerli olabilir miydi? Eğer hep gülseydik, bir yerden sonra ağlamayı aramaz mıydık? İnsanın doğasında vardır; hepten sıkılmak. “Yine”yi ister insan, farklı olanı ister. Yine farklı olanı, yine farklı olanı ister. Sürekli yaptığı tek şey budur; farklıyı istemek. Ve istemekten vazgeçemediği iki şeyden biridir farklı.

Güzel olan her şeyi insan mutsuzken yaratıyorken; neden mutluluğa güzel diyor?  Ne demiş Aragon; “En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek.” İnsanı yaratıcılığının sınırlarına ulaşmayı zorlayan ruh haline sokan mutsuzluktan neden kaçıyoruz? Bizi içten içe yediğini nasıl söyleyebiliyoruz?

Biz, bir şeyler yaratmaktan korkuyoruz. Gülerken alıyoruz elimize kalemi, gülerken koşuyoruz laboratuarlara… Farkına varmadığımız şey ise; mutluluğun bizi bir ahmağa çevirdiği. Gözlerimize bir perde çekip, yitip giden değerli şeylerin farkına varmamamıza neden olduğu.

Anlayamadığım şey; nereden geliyor bu mutluluk ısrarı? Mutluyken çok mu verimliyiz? Mutlu olduktan sonra hiç mi derdimiz olmuyor? Hayır, mutluyken ahmağız ve bir şeyler yaratmaktan kaçarız. Verimliliğimiz en alt seviyeye düşer, çünkü bedenimiz mutluluğun verdiği rahatlamayla gevşer ve umursamazlaşır. Hayır, mutlu olduktan sonra hep derdimiz oluyor. Biz ne kadar mutlu olursak olalım, sonu her zaman mutsuzluğa ulaşıyor.

Siz mutluluğu kovalarken, mutsuzluk sizi kovalıyor. Nereye giderseniz, orada mutsuzluk oluyor. Çünkü dünya mutsuzluktan ibaret, atmosfer insanları bir buhrana sokuyor; soluk alma buhranına. Mutluluğun olduğu yerlerde dahi mutsuzluk oluyor. Mutsuzluk, insandır. Mutsuzluk, dünyadır. Mutsuzluk gördüğünüz, göremediğiniz… Mutsuzluk sizsiniz!

 

-feö.

 



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
bilimkenti
19 May 2012

Yazarın Kaleminden - 2 -

Sessiz hayatın vazgeçilmez duyguların esirindeyim 

Sabah uyandığımda ıssız çölde hissedercesine yalnızım 

Akşam gün batımını izlerken gözlerimin parlaklığı azalır mı

Sorarım kendime neden karanlığın korkusunu yenemiyorum

Kabarcıkların köpüklendiği zamanları arar olurum gün ağardığında

Zaman geçiverir ayaklarım kaptırır kendini yalın ayak yollara

Çakıl taşların ezdiği parmak uçlarım kanar yavaş yavaş !

Öfkelerim baş kaldırır acının verdiği sevinçlerime inat

Dönülmez umutların peşinden koşarım her daim

Yazar dururum hayallerimle  sevinçlerimi ben...



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
serdar_4610
19 May 2012

Ölüm

 

Kara bir perdenin inmesidir kalbe

ölüm sözcüğünün dile dolanması.

---

dil yorgundur,

kalp suskun...

gözler bir volkan misali akıtmaktadır lavlarını

ve acı hiç olmadığı kadar lal eylemiştir yüreği

ve bu yüzden durmadan sığınmaktadır insanlar

kader sözcüğünün havsalasına

ve bu yüzden ayet ayet örülen muhkem kaleler vardır

hayat denen o büyük uçurumun kıyısına.

---

Kara bir perde inmişse kalbime,

ölüm sözcüğü dolanmıştır dilime.

kuruyup bir çöle dönmüşse gözlerim

kader sözcüğüne sığınmış beklemektedir yüreğim.

 

//s..d



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Mehmet Ali ABAKAY
19 May 2012

ÖZLÜ SÖZLER

"Yaşlılığımın da tükenmeye doğru gittiğini bildiğim bu demde beş-on sene sonra hatırınıza gelirsem, beni rahmetle anan çıkarsa, şu sözümü unutmayınız:' Herkes Yaradan'ın eseridir. Bunun için birbirinizi seviniz. Aranızdan iftirayı, dedikoduyu, hırsı, yalanı, hırsızlığı kaldırınız." "

Müteveffa Hoca Mehemmed Efendi



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Mehmet Ali ABAKAY
19 May 2012

ÖZLÜ SÖZLER

"İnsanlar, neden kavga etmemeli? Hep kavga sebepleri dile getirilir. Peki kavgasız bir yaşam için ne yapmalı? Tüm meselemiz kardeşçe yaşamak. Peki kardeşliği bozanlar belli mi? İnsanlığın şikâyet ettkleri kimlerdir? İşte bu belli değil. Bilinip de söylenmeyen budur, aslında asırlarca."

Müteveffa Hoca Mehemmed Efendi



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
bilimkenti
19 May 2012

Yazarın Kaleminden - 1 -

Kalem alınır ele satırlar dizilir birer birer boş sayfalara

Doldurursun boşlukları anlamlı anlamsız 

Sığdırırsın belki cümleleri farkında olmadan 

Anlam vermiş mi dersin kendince

Oysa anlam kendi içinde gizli , okur kendince yorumlar 

Anlamın anlamsızlığında yargılar belki düşünceleri

Düşünür durursun sezgilerinle bakarsın dağ olmuş hayallerin

Sanma sakın düşünceler yorar seni

Düşüncelerin sağlığından manidardır kelimeler

Anlamın manasında 



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
SeyyaH
19 May 2012

...

 

Gel-gitlere sığdırmıştık hayatlarımızı..
Birgün bir gittik
Ve bir daha gelemedik kendimize...

ibrahim canpolat


Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
femreozturk
18 May 2012

Sözün Özü -4-

 

Ahmet Hamdi, Woody Allen ve Van Gogh’un bulunduğu üç bölümü geride bırakırken dizinin ilerlemesinde aksaklıklar yaşanmıyor değil. Bunun önüne geçmek için çaba harcamıyorum. Zaten kısıtlı bir kitleye hitap ettiğim ve bu kitle herhangi bir şeyimden şikayetçi olmayacağı için sıkıntı yok.
Dizinin bu bölümünde, felsefi düşüncelerine pek katılmasam da bazı sözlerini takdir ettiğim Nietzsche’nin bir sözü ile ilgileneceğiz. Cem Yayınlarının 1995 tarihli basımı “Böyle Buyurdu Zerdüşt” adlı kitabın 33. sayfasında; “Dünyayı yitirmiş olan kendi dünyasını kazanır.” diyerek dizimizde yer buluyor Friedrich Nietzsche
Bu sözde bize bahsedildiği gibi çok şey kaybeden insan, bütün kaybettiklerine değen bir kazançla karşılaşır, kendisi ile. Evet, daha önce bir şiirimde de bahsettiğim gibi; “En büyük zaferinde bile yenilgi vardır insanın.” Ama en büyük yenilgisinde de kazancı vardır.
Kazanmak, bütünüyle zaferi getirmez insana. Bilhassa kazanmak daha çok yenilgi doğurur. Aynı sebepten, dünyayı kaybetmek de dünyayı kazandırır.
Yalnızlığını kazandırır insana, yalnızlığını engelleyen şeyleri kaybetmek. Dünyayı kaybetmek, kendisini kazandırır insana. Seneler geçtikçe büyümez insan; her kaybedişinde yaşadığı dünyayı, biraz daha büyür. Kaybedişler insanı büyütmek için vardır. Var olduğunu anlaması için vardır.
Aslında farketmeyi başaramasak bile sırf büyümek için bu kadar sahipleniriz her yeni dünyayı. Kaybetmek için seçeriz eşlerimizi. Sonsuza dek birlikte olmak için değil. Çünkü sonsuzluk yoktur. Zaman diye bir kavram yoktur! Var olan şeyler; mutlu olmak ya da mutsuz olmak, kazanmak ya da kaybetmek, yaşamak ya da ölmek arasında geçen şeylerdir. Ölümden sonra yapacakları ilgilendirmez insanı. Yaşamda neleri ne kadar yaşadığı ilgilendirir. Ne kadar kaybettiği önemlidir, ne kadar kazandığındansa.
Kaybetmeden kazanan yoktur bu dünyada. Var olan bütün başarılar kaybetmekle var olmuştur ve bir takım kaybetmeleri doğurmuştur. Ve bu kaybedişler gerçek, daha büyük başarıları kamçılamıştır. Dünyayı kaybettiğinde kendi dünyasını kazanır insan. Asla kaybetmeyeceği, sonsuzluktan, zamandan daha gerçek kendini. Sonsuza dek yaşayacağı; kendini.
Kendini kazandığında başarır insan, başarmaya niyetlendiklerini.
 
-feö.


Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Zuhal Eraslan
18 May 2012

ÇİNGENEM

 

Seni sığdıramıyorum mısralara...

 Olmuyor çingenem;

 Olmuyor!

 Kara gözlerin,

 Büyük geliyor sayfalara;

 Yüreğinin sıcaklığı

 Yakıp tutuşturuyor kalemleri...

 Ki kim bilir

 Kalemi tutan bu eller,

 Kaç kanlı sevdayı yazdı şuursuzca;

 Kaç aşk, kesip attı bileğini...

 Ama sen,

 Kirpiklerine güneşin tutunduğu

 Sen başkasın çingenem!

 Şiirler anlatamıyor seni...

 ZUHAL ERASLAN



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon

Sayfa 1 / 428

Bugün Giriş Yapan Üyelerimiz

                                                           

Bunları biliyor musunuz?

Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

Bugün Doğanlar

En çok hangi tür kitapları okursunuz?
 

Kültür Sanat Haberleri

Demirkubuz Sevenlerin Beklediği Haber Demirkubuz Sevenlerin Beklediği Haber
Zeki Demirkubuz, merakla beklenen filmi Yeraltı'nın gösterim tarihini Twitter'dan açıkladı.
Yaşar Kemal Herkesi Barışa Çağırıyor Yaşar Kemal Herkesi Barışa Çağırıyor
Yaşar Kemal, yeni kitabı Bu Bir Çağrıdır’da 20 yıldır yaptığı barış çağrısını yineliyor.
Aydın Doğan Ödülü'nün Sahibi Selim İleri Aydın Doğan Ödülü'nün Sahibi Selim İleri
Bu yıl 'öykü' dalında verilen Aydın Doğan Ödülü'nün sahibi, Türk edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle Selim İleri oldu.
7. Dağ Filmleri Festivali 7 Mart`ta Başlıyor 7. Dağ Filmleri Festivali 7 Mart`ta Başlıyor
Dağ Filmleri Festivali`nin ödül rekortmeni filmleriyle maceraya hazır olun.
En İyi Film 'The Artist' En İyi Film 'The Artist'
Sinema dünyasının en prestijli ödülleri Oscarlar sahiplerini buldu.

Kültür Sanat Etkinlikleri

Kış Karma SergisiSergi Kış Karma Sergisi
Evin Sanat Galerisi, İstanbul Avrupa, 7 Şubat- 6 Mart 2012
Sezen Aksu 10.000 Genç Meşale İçin SahnedeKonser Sezen Aksu 10.000 Genç Meşale İçin Sahnede
Congresium Ankara, Ankara, 07 Mart 2012, Saat 21:00
Sezen Aksu Acoustic Band KonseriKonser Sezen Aksu Acoustic Band Konseri
Bostancı Gösteri Merkezi, İstanbul Anadolu, 17 Mart 2012, Saat 21.00
İncesaz KonseriKonser İncesaz Konseri
Türker İnanoğlu Maslak Show Center, İstanbul Avrupa, 3 Mart 2012, Saat 21.00
Arzu Başaran & Ruth Biller 'Transfigurative' SergisiSergi Arzu Başaran & Ruth Biller 'Transfigurative' Sergisi
Art350, İstanbul Anadolu, 23 Şubat – 28 Mart 2012
'No.1' Sergisi Sergi 'No.1' Sergisi
Nesrin Esirtgen Collection, İstanbul Avrupa, 8 Şubat - 28 Nisan 2012
'Işığın Ressamı' Nazmi Ziya Güran Resim SergisiSergi 'Işığın Ressamı' Nazmi Ziya Güran Resim Sergisi
Rezan Has Müzesi, İstanbul Avrupa, 18 Şubat-17 Nisan 2012