Hesabınız yok mu?
Fıkralar
Sözün Özü -4-
femreozturk
Cuma, 18 Mayıs 2012 19:33

 

Ahmet Hamdi, Woody Allen ve Van Gogh’un bulunduğu üç bölümü geride bırakırken dizinin ilerlemesinde aksaklıklar yaşanmıyor değil. Bunun önüne geçmek için çaba harcamıyorum. Zaten kısıtlı bir kitleye hitap ettiğim ve bu kitle herhangi bir şeyimden şikayetçi olmayacağı için sıkıntı yok.
Dizinin bu bölümünde, felsefi düşüncelerine pek katılmasam da bazı sözlerini takdir ettiğim Nietzsche’nin bir sözü ile ilgileneceğiz. Cem Yayınlarının 1995 tarihli basımı “Böyle Buyurdu Zerdüşt” adlı kitabın 33. sayfasında; “Dünyayı yitirmiş olan kendi dünyasını kazanır.” diyerek dizimizde yer buluyor Friedrich Nietzsche
Bu sözde bize bahsedildiği gibi çok şey kaybeden insan, bütün kaybettiklerine değen bir kazançla karşılaşır, kendisi ile. Evet, daha önce bir şiirimde de bahsettiğim gibi; “En büyük zaferinde bile yenilgi vardır insanın.” Ama en büyük yenilgisinde de kazancı vardır.
Kazanmak, bütünüyle zaferi getirmez insana. Bilhassa kazanmak daha çok yenilgi doğurur. Aynı sebepten, dünyayı kaybetmek de dünyayı kazandırır.
Yalnızlığını kazandırır insana, yalnızlığını engelleyen şeyleri kaybetmek. Dünyayı kaybetmek, kendisini kazandırır insana. Seneler geçtikçe büyümez insan; her kaybedişinde yaşadığı dünyayı, biraz daha büyür. Kaybedişler insanı büyütmek için vardır. Var olduğunu anlaması için vardır.
Aslında farketmeyi başaramasak bile sırf büyümek için bu kadar sahipleniriz her yeni dünyayı. Kaybetmek için seçeriz eşlerimizi. Sonsuza dek birlikte olmak için değil. Çünkü sonsuzluk yoktur. Zaman diye bir kavram yoktur! Var olan şeyler; mutlu olmak ya da mutsuz olmak, kazanmak ya da kaybetmek, yaşamak ya da ölmek arasında geçen şeylerdir. Ölümden sonra yapacakları ilgilendirmez insanı. Yaşamda neleri ne kadar yaşadığı ilgilendirir. Ne kadar kaybettiği önemlidir, ne kadar kazandığındansa.
Kaybetmeden kazanan yoktur bu dünyada. Var olan bütün başarılar kaybetmekle var olmuştur ve bir takım kaybetmeleri doğurmuştur. Ve bu kaybedişler gerçek, daha büyük başarıları kamçılamıştır. Dünyayı kaybettiğinde kendi dünyasını kazanır insan. Asla kaybetmeyeceği, sonsuzluktan, zamandan daha gerçek kendini. Sonsuza dek yaşayacağı; kendini.
Kendini kazandığında başarır insan, başarmaya niyetlendiklerini.
 
-feö.


Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Sözün Özü -3-
femreozturk
Çarşamba, 16 Mayıs 2012 19:15

 

Woody Allen ve Vang Gogh’un ardından dizimizin bu bölümünde, Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın büyülü dünyasına konuk oluyoruz.

Öncelikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Ahmet Haşim gibi, bayıldığım ve örnek aldığım bir şairin yanı sıra; o mükemmel şiirin, “Sessiz Gemi”nin yazarı Yayha Kemal’in de öğrencisi olduğunu söyleyerek ne kadar donanımlı olduğunu özetliyorum. Hocalarını örnek almış olacak ki; Tanpınar’ın da edebi hayatı oldukça başarılı geçmiş. “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” , “Huzur” gibi romanlarına hepimiz az biraz aşinayızdır. Tıpkı “Ne içindeyim zamanın / ne de büsbütün dışında / yekpare, geniş bir anın / parçalanmaz akışında” dörtlüğünü okuduğumda hiçbirimizin yabancı kalamayacağı gibi.

Bugün, dizimizin bu bölümünde ise Tanpınar’a “Acı günlük ekmeğimizdir.” sözü vesilesiyle konuk oluyoruz.

Acı çekmek olağan bir şeydir. Ve her nasıl heyecanı kabulleniyorsak acı çekmeyi de kabullenmeliyiz. Aşk için elimizden geleni yapmayı göze alıyorsak, acı çekmek için de her ne yapmak gerekiyorsa yapmalıyız.  Acının insanları olgunlaştırdığı su götürmeyen bir gerçektir. Hani kaybettiğimizde “tecrübe” olarak adlandırdığımız şeyler vardır ya, işte onun da acıdan bir farkı yoktur. Aslında acının ta kendisidir. İnsanların acıya olan hoşnutsuzluğu onun adını “tecrübe” yapıp kabul edilebilirleştirilmiştir.

Acıdan kaçıp hazza koşmanın, gerçekten kaçıp yalana koşmaktan farkı yoktur. Haz varsa, acı daim olacaktır. Sizi insan yapacak duygu da acıdır.

Mutluluktan, hazdan, gülmeden, umuttan ve onun gibi bir çok optimist hareketten kaçmayan, hatta arzulayan insan, acıdan da kaçmamalıdır. Çünkü en az onlar kadar gerçek ve güzeldir.



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Sözün Özü -2-
femreozturk
Pazartesi, 14 Mayıs 2012 18:40

İlginç bir şekilde hayranlığımı kazanmayı başaran Woody Allen’ın 1975 yapımı şaheseri “Love And Death” adlı filminde de geçen bir sözle diziye devam ediyoruz. Woody Allen demiş ki; “Aşık olmak, acı çekmektir. Acı çekmemek için kişi aşık olmamalıdır. Ama kişi sonra aşık olmamaktan dolayı acı çeker. Bu yüzden aşık olmak acı çekmek, aşık olmamak acı çekmek; acı çekmek, acı çekmektir. Mutlu olmak, aşık olmaktır; mutlu olmak, o zaman acı çekmektir. Ama acı çekmek kişiyi mutsuz eder. Bu yüzden, mutsuz olmak için kişi aşık olmalı ya da acı çekmeyi sevmeli ya da çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmelidir. Umarım bunu yazıyorsundur.”
Woody Allen ile kalemlerimiz aynı sanırım. Aynı doğrultuda yazılmış bir sürü yazım var zira. Her şey gibi aşık olmak da acı çekmek demektir. Dünyanın dişlileri acı üzerine kurulmuştur. Sonsuz mutluluk kaynağı; sonsuz giz olan ölümden başka bir şey olamaz. Ölümün olduğu da garanti değil tabii.
Aşkın milyonlarca tanımı içinde bana en mantıklı geleni, elbette ki kendi tanımım olan: “Aşk, anlık mutluluklar kamuflajıyla sinsice yaklaşan mutsuzluktur. Bir bağımlılık olduğu su götürmeyen gerçektir ve kendisi vazgeçilmesi en güç olan mutsuzluktur. ”
Aşk tıpkı nefret gibi iki tarafı da keskin olan bir bıçaktır. İnsanların tutmaktan asla vazgeçemedikleri bir bıçak bu. Ve hangi tarafından tutulursa tutulsun, kesen bıçaklardan. Aşık olursan da yaralar seni, olmasan da. Dediği gibi Woody Allen’ın “Acı çekmemek için kişi aşık olmamalıdır. Ama kişi sonra aşık olmamaktan dolayı acı çeker.” 
Buralara kadar söz etkileyici giderken, asıl darbeyi sonda vurmuş Allen. “Bu yüzden, mutsuz olmak için kişi aşık olmalı ya da acı çekmeyi sevmeli ya da çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmelidir.” Cümle içinde de daraltma yapmam gerekirse: “çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmelidir” şeklinde yaparım.
Çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmek, işte bu herkesin yapamayacağı bir şeydir. Kuşkusuz Allen burada sanat icra etmenin formülünü insanlığa sunmuş.

-feö



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
Sözün Özü -1-
femreozturk
Pazar, 13 Mayıs 2012 19:27

Van Gogh demiş ki: “Acı duymak gülmekten iyidir, zira acı insanın yüreğini arıtır. İnsanları diri diri gömercesine kilitleyip çevrelerinde duvarlar örenin ne olduğu bilinmez ama yine de bir takım duvarların, tel örgülerin, demir parmaklıkların varlığı hissedilir. Bütün bunlar bir kuruntu, bir hayal midir? Sanmıyorum.”
Acı duymak, gülmekten kesinlikle, kat kat iyidir. Bu tarz konularda kalemi elime her aldığımda yazdığım gibi; mutluluğun hazzını veren mutsuzluktur. Mutsuzluk olmasaydı, mutluluk insana bu kadar değerli gelemezdi!
İnsanı yaşatan şey; mutsuzluktur! Mutluluğun insanların gözüne, mutluluktan başka bir şey göstermeyen bir perde çektiği kaçınılmaz bir gerçektir. Bununla birlikte mutlu olan insanların, mutluluğu elde ettiklerinde başarılarını bırakıp mutluluğun ardında başarılarını heba ettikleri defalarca tanık olunan bir hezimettir. Mutlu insan, ahmaktır. Ve ahmaklık, bir insana hiç yakışmaz. Mutlu olmak insana yakışmaz!
Van Gogh’un “İnsanları diri diri gömercesine kilitleyip çevrelerinde duvarlar örenin ne olduğu bilinmez ama yine de bir takım duvarların, tel örgülerin, demir parmaklıkların varlığı hissedilir.”cümlesiyle anlatmaya çalıştığı fakat beceremediği şey; benim bu bahsettiğimdir, mutluluğun insanların gözüne çektiği mutluluk perdesidir.
Bunu kendini beğenmiş bir insanın ayna karşısındaki sınavı gibi düşünün. Bu kişi ayna başına geçer ve her baktığında gördüğü kişinin oldukça özenle yaratılmış olduğunu düşünür. Sonuç olarak; bakan kişi hep aynıdır ve baktığı kişi sadece kendidir. Sadece kendisi, kendisini beğenir.
İşte mutluluğun size hediyesi budur. Yalnızca kendiniz, kendinizi beğenirsiniz.
Buna ihtiyacınız yok! Bu sizi ve olası başarılarınızı engeller.

 

-feö.



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
Son Güncelleme: Pazar, 13 Mayıs 2012 19:30
 
.
ŞAİRE AMEDE
Perşembe, 10 Mayıs 2012 12:07

.



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
Son Güncelleme: Perşembe, 10 Mayıs 2012 14:37
 
Hava sıcak olursa
callaki
Cumartesi, 03 Mart 2012 12:03

Matematik öğretmeni öğrencilerini sözlü yapmaktadır. ilk olarak Ahmet kalkar sözlüye :

- Söyle bakalım Ahmet. Arabada gidiyorsun, hava çok sıcak. Ne yaparsın?

- Camı açarım hocam.

- Şimdi o camdan giren rüzgarın şiddetini hesapla demiş. Ömer bilememiş sıfır almış.

 - Mehmet kalkmış. Arabada gidiyorsun, hava çok sıcak ne yaparsın?

- Camı açarım hocam.

- Şimdi camdan giren rüzgarın şiddetini hesapla demiş. Mehmet bilememiş oda sıfır almış.

- Sırada Ali varmış. Kalkmış ayağa. öğretmeni sormuş:

 - Arabada gidiyorsun, hava çok sıcak ne yaparsın? demiş.

- Klimayı açarım öğretmenim demiş. Peki klima bozuksa ne yaparsın?

- Üstümü çıkartırım öğretmenim. Oğlum hala terlyorsan ne yaparsın?

- Ben o camı sittin sene açmam öğretmenim : )



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
Son Güncelleme: Pazar, 04 Mart 2012 14:37
 
Başkasına Söz Verdim!
zekeriyam
Çarşamba, 28 Aralık 2011 22:00

Yaşlı bir adam genç bir bayanla evlenir.

Adam hastalanır ve ölüm yatağına yatar.

Karıcım, gel yanıma söyleyeceklerim var;

- Sen genç bir bayansın, ölürsem evlen, evlenmelisin de...

Ancak falankesle sakın evlenmeyesin, çünkü o benim can düşmanımdır.

Kadın : " Gönlün ferah olsun, ben onunla asla evlenmem çünkü başkasına söz verdim."



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
KURBANLIK BİR KOYUNUN GÜNLÜĞÜ :))( HADİ BİRAZ DA GÜLELİM)
meloş
Cumartesi, 05 Kasım 2011 17:00

1.GÜN: Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler!

2. GÜN: Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlardaki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz 

3. GÜN: Günlük, inanmayacaksın ama hâlâ hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et.

4. GÜN: Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee eeeee;);)



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
öküz gibi trene bakmak
hans21
Perşembe, 05 Mayıs 2011 20:18

adamın teki rayların geçiverdiği bir yol ayırımına gelmiş.O anda trenin çığlık çığlığa uyaran sesini duymuş."bakarsam"ne öküz gibi trene bakıyorsun" kendisine diyeceklerini sanarak rayı kontrolsuz boylamış.Sonunda ne olsun!allah rahmet eylesin....

a.eken 05/05/11



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
titanic :):):)
veysi
Pazar, 07 Kasım 2010 15:19

Zencinin biri Türkiye’ye gelecekmiş.
Gelmek üzere yola çıktığında pasaportunu kaybettiğini anlamış.
Üzgün üzgün yürürken yerde bir pasaport bulmuş.
Üzerinde Leonardo Di Caprio yazıyormuş.
Çaktırmadan pasaportu atmış cebine düşmüş yola.
…Kapıkule’ye geldiğinde gümrük memurları Temel ve Dursun zenciye
pasaport sormuşlar.
Zenci yerde bulduğu pasaportu Temel’e vermiş.
Temel uzun uzun pasaporta bakmış.
Sonra zenciye bakmış,dönüp Dursun’a sormuş:
- Ula Dursun, Titanic Batti miydii, Yandi miydii….:)



Bu yazıyı paylaş
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 
BaşlangıçÖnceki123SonrakiSon



Sayfa 1 / 3

Bunları biliyor musunuz?

Eğer çok şiddetli hapşırırsanız, kaburgalarınızdan birini kırabilirsiniz.

Bugün Doğanlar

En çok hangi tür kitapları okursunuz?
 

Kültür Sanat Haberleri

Demirkubuz Sevenlerin Beklediği Haber Demirkubuz Sevenlerin Beklediği Haber
Zeki Demirkubuz, merakla beklenen filmi Yeraltı'nın gösterim tarihini Twitter'dan açıkladı.
Yaşar Kemal Herkesi Barışa Çağırıyor Yaşar Kemal Herkesi Barışa Çağırıyor
Yaşar Kemal, yeni kitabı Bu Bir Çağrıdır’da 20 yıldır yaptığı barış çağrısını yineliyor.
Aydın Doğan Ödülü'nün Sahibi Selim İleri Aydın Doğan Ödülü'nün Sahibi Selim İleri
Bu yıl 'öykü' dalında verilen Aydın Doğan Ödülü'nün sahibi, Türk edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle Selim İleri oldu.
7. Dağ Filmleri Festivali 7 Mart`ta Başlıyor 7. Dağ Filmleri Festivali 7 Mart`ta Başlıyor
Dağ Filmleri Festivali`nin ödül rekortmeni filmleriyle maceraya hazır olun.
En İyi Film 'The Artist' En İyi Film 'The Artist'
Sinema dünyasının en prestijli ödülleri Oscarlar sahiplerini buldu.

Kültür Sanat Etkinlikleri

Kış Karma SergisiSergi Kış Karma Sergisi
Evin Sanat Galerisi, İstanbul Avrupa, 7 Şubat- 6 Mart 2012
Sezen Aksu 10.000 Genç Meşale İçin SahnedeKonser Sezen Aksu 10.000 Genç Meşale İçin Sahnede
Congresium Ankara, Ankara, 07 Mart 2012, Saat 21:00
Sezen Aksu Acoustic Band KonseriKonser Sezen Aksu Acoustic Band Konseri
Bostancı Gösteri Merkezi, İstanbul Anadolu, 17 Mart 2012, Saat 21.00
İncesaz KonseriKonser İncesaz Konseri
Türker İnanoğlu Maslak Show Center, İstanbul Avrupa, 3 Mart 2012, Saat 21.00
Arzu Başaran & Ruth Biller 'Transfigurative' SergisiSergi Arzu Başaran & Ruth Biller 'Transfigurative' Sergisi
Art350, İstanbul Anadolu, 23 Şubat – 28 Mart 2012
'No.1' Sergisi Sergi 'No.1' Sergisi
Nesrin Esirtgen Collection, İstanbul Avrupa, 8 Şubat - 28 Nisan 2012
'Işığın Ressamı' Nazmi Ziya Güran Resim SergisiSergi 'Işığın Ressamı' Nazmi Ziya Güran Resim Sergisi
Rezan Has Müzesi, İstanbul Avrupa, 18 Şubat-17 Nisan 2012